Saygıdeğer Başkanım, meclisimizin değerli üyeleri, kıymetli basın mensupları hepinizi saygıyla selamlıyor, Ekim ayı olağan meclis toplantımıza hoş geldiniz diyorum.
Geçtiğimiz hafta idrak ettiğimiz Kurban Bayramınızı tebrik ediyor, bayramların birleştirici rollerinin artarak devam etmesini, barış ve huzur dolu günlere daha kısa zamanda ulaşmamıza vesile olmalarını temenni ediyorum.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar;
Bildiğiniz üzere geçtiğimiz aylarda Meclis Başkanımız Sayın Nihat Özdemir ile Ulaştırma ve Habercilik Bakanımız Sayın Binali Yıldırım, Kalkınma Bakanımız Sayın Cevdet Yılmaz ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Sayın Ercan Tıraş’a, Siirt’in, bakanlıkları nezdindeki sorun ve taleplerini dile getirme fırsatı bulmuştuk.
Ulaştırma Bakanımızdan yeni bir havaalanı yapılması için çalışmaların bir an önce başlatılması talebimize Sayın Bakan bayram öncesi gönderdiği bir heyetle karşılık verdi. Heyet havaalanı yapımına müsait olan 10 ayrı yer ile ilgili olarak gerekli bilgileri yerinde inceleyerek aldı. Bu konudaki değerlendirme ve çalışmaların bir an önce çözümlenmesi için gerekli takibi sürdüreceğiz.
Öte yandan Çevre ve Şehircilik Müsteşarımızdan da, 1nci derece deprem bölgesinde olmamız nedeniyle ilimizde kentsel dönüşümün acilen başlatılmasını talep etmiştik. Bununla ilgili olarak yarın ilimizde Kentsel Dönüşüm Genel Müdürünün de katılacağı bir toplantı gerçekleştirilecek. Bu bize, önümüzdeki aylarda kentsel dönüşüm çalışmalarına başlanacağını göstermektedir.
Demiryolu ulaşımında somut bir ilerleme sağlanamazken, kısır döngüde ilerleyen karayolları çalışmalarında bir hareketliliğin olduğunu gözlemliyoruz. Sayın bakanlarımız ve müsteşarımıza yaptığımız bu ziyaretlerin kısa zamanda meyve vermeye başlamasının sevindirici olduğunu belirtmek istiyorum.
Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar;
Kısa adı KOSGEB olan Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı son iki buçuk yıldır KOBİ’lere kredi faiz desteği programını açmamaktadır. Takdir edersiniz ki ilimiz benzeri illerdeki küçük işletmelerin yaşadığı küçük çaptaki finansal sorunlar bu işletmelerin finansa erişiminde devlet imkânları ile karşılanmadığında daha büyük ekonomik ve sosyal problem doğuran tefecilik sorununu doğurmaktadır. Bu sorunun önüne geçilmesi için özellikle işletme sahibi KOBİ’lere uygun oranlarda işletme kredi desteklerinin bir an önce açılması gerekmektedir.
Aynı konuda, Kalkınma Ajansları Proje ve Faaliyet Destekleme Yönetmeliği kapsamında ajanslar tarafından uygulanacak mali destek türleri arasında sayılan “faiz desteği” ve “faizsiz kredi desteği” konuları ile ilgili mevzuat açısından gerekli düzenlemelerin bir an önce yapılmasını bekliyoruz.
Sayın başkan, değerli meclis üyesi arkadaşlarım;
Vatandaşlara, sağlık için zorunlu tutulan genel sağlık sigortası uygulaması hakkında kamuoyunda her geçen gün daha belirgin bir hal alan sıkıntılar var.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 01 Ocak 2012 tarihinden itibaren yürürlüğe giren uygulamaları hakkında sizlere bilgi vermek ve bu kanunun toplumda yarattığı sıkıntıları dile getirmek istiyorum.
Sosyal güvenlik kurumlarının 2006 yılında tek çatı altında toplanmasıyla birlikte, uygulamayı tekleştiren 5510 sayılı uygulama yasasının yürürlüğe girdiği tarih itibariyle Türkiye, ilk defa Genel Sağlık Sigortası ile tanıştı. Ancak bu Kanun defalarca alt yapının hazır olmadığı gerekçesi ile yasanın Genel Sağlık Sigortasını zorunlu kılan maddesinin uygulamasını ileri bir tarihe attı. Türkiye'de yaşayan herkes 01.01.2012 tarihinden itibaren zorunlu olarak Genel Sağlık Sigortalısı oldu.
Daha açıklayıcı bir ifadeyle Türkiye’de yaşayan herkes prim ödeyerek ya da ödemeyerek genel sağlık sigortalısı kapsamına girdi.
1 Ocak 2012 tarihinden itibaren bazı istisnai kişiler hariç, genel sağlık sigortası herkes için zorunlu hale gelirken yeşil kartlı olanlar bile Genel Sağlık Sigortası kapsamına alındı. Ayrıca bu zorunlulukla birlikte gelir testi uygulaması da hayatımıza girdi. Genel sağlık sigortasının herkes için zorunlu hale gelmesiyle birlikte, Buranın altını özellikle çizerek belirtmek istiyorum kişi kendi başvurusu olmadan ve bilgisi dışında, Genel Sağlık Sigortası kapsamına girdiğini bilmeden sosyal güvenlik kurumu tarafından resen genel sağlık sigortalısı olarak kayıt altına alınıyor. Çok sayıda vatandaş prim borcu olduğu, gelir testine başvurması gerektiği yönünde Sosyal Güvenlik Kurumundan tebligat ve ödeme emri almaya başladı. Bu durum yasal uygulamalar ile karşı karşıya kalan vatandaşlara memnuniyetsizlik vermektedir. Dolayısıyla bazı kişilerin SGK tarafından resen genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilmesinden sonra çıkan prim borcunun dayanağı, yeni getirilen mevzuatların oluşturduğu hükümdür. Herhangi bir işi ve geliri olmamasına rağmen SGK tarafından Genel Sağlık Sigortası kapsamına alınan ve adına tahakkuk edilen borcu ödemek zorunda bırakılan veya ödeyemediği borcu faiziyle birlikte kendisinden icra yoluyla tahsil edilmek istenen vatandaşlarımızın haklı itiraz ve haykırışlarını duyurmayı kendimize görev edindik.İlerde oluşacak ödeme mağduriyetlerinin önlenmesi ve vatandaşlarımızın sorun yaşamamaları için SGK genel sağlık sigortasının vatandaşlara çıkarılan ödemelerinin ve koşullarının zorunlu ödemeler kapsamından derhal çıkarılması gerekmektedir.
Sonuç olarak Genel Sağlık Sigortası’na ait hükümlerin bu şekliyle benimsenmesi mümkün değildir. Genel Sağlık Sigortası hükümleri yeniden gözden geçirilmelidir. Sağlık ortamında bütün yapısal sorunlarının yeniden değerlendirilmesi, sağlığın temel bir hak olması ve evrensel yaklaşım gereğince, halkın ihtiyaçlarının gözetilmesi doğrultusunda yapılacak çalışmalarda Siirt Ticaret Odası tüm birikimi ve deneyimi ile katkıda bulunacaktır.
Sayın Başkanım, kıymetli arkadaşlar;
Son günlerde ulusal basında, büyükşehirlerdeki acemi birliklerin gelişmekte olan illere taşınacağına dair haberlerin yer alması neticesinde Siirt Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu illerin arasına ilimizin de dâhil edilmesi konusunda geçmişte başlattığımız girişimlerin takipçisi olduğumuzu hatırlatır, girişimlerimize şu ana kadar dişe dokunur herhangi bir yanıt alamadığımızı buradan belirtmek istiyorum.
Bu yüzden bu çağrımızı buradan tekrar yenilemekte fayda görüyorum. Siirt’in acemi birliklerin konuşlandırılacağı iller arasında neden yer alması gerektiğinin sebeplerini tekrar sıralıyorum:
1- Siirt’in 1990 yılında Batman ve Şırnak ilçelerinin il yapılması ile son durak pozisyonunda bırakılması,
2- Sınır ile bağlantısının kesilmesi,
3- Sınır ticareti kapsamına alınmaması,
4- Yatırımcıların ilimizi istenilen seviyede tercih etmemesi,
5- Yine ilimizin yıllardır uygulanan değişik teşvik paketlerinden en az yararlanan il olması,
6- Ve ulaşım ile ilgili problemlerinin yıllardır bitirilmemesi
Tüm bu sebepler göz önünde bulundurulduğunda Siirt’in, acemi birliklerin taşınacağı iller listesinde birinci sıraya yazılması gerekmektedir. Bu konuda Siirt Ticaret Odası olarak üzerimize düşen görev ve sorumlulukları ziyadesiyle yerine getirmeye hazırız.
Sayın Başkanım;
Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan, kapsamlı ve köklü değişiklikler getiren demokratikleşme paketine Siirt Ticaret ve Sanayi Odası olarak ilk günden beri destek verdik. Demokratikleşme paketi hedefe giden yolda çok önemli bir başlangıç noktası oldu. Açıklanan paket, diğerlerinin habercisi ve müjdeleyicisi olmuştur. Çağdaş toplumların sahip olduğu demokrasiye doğru giden yolculuğumuz bu paket ile birlikte yeni bir ivme kazanmıştır. Nitekim gelişen toplumlarda ihtiyaçların değişimi ile taleplerin de artması beklenen bir durumdur. En büyük temennimiz; açıklanan demokrasi paketinin toplumun taleplerini karşılamak için düşünülen iyi niyetli sonuçları vermesidir. Bu paket ile birkaç yıl öncesine kadar müdahale edilmesi imkânsız denilen yasakların ve engellerin ortadan kaldırılması demokrasi adına atılan adımlar için cesaret örneği teşkil etmektedir. Hükümetin cüretkâr tutumu ülkemizin geleceği ve ileri demokrasi adına yeni umutlara yol açmıştır. Bu aşamada bize düşen, Türkiye'yi prangalarından kurtaracak, sadece ekonomik kalkınma bakımından değil, bütüncül bir gelişmenin yolunu açacak demokratik değişimin arkasında durmaktır. Pakette hükümetin büyük sorumluluk yüklenerek aldığı kararlar her ne kadar önemli ise alınan kararların hayata geçirilmesi konusunda toplumsal desteğin de bir o kadar önemli olduğunu biliyoruz.
İçinde bulunduğumuz çözüm sürecine paralel bir adım olarak askerliğin kısaltılması hem çözüm sürecine hem de ekonomiye katkı sağlayacaktır.
Askeri harcamaları karşılayabilmek için Hükümetin büyük bir bütçe ayırdığını düşündüğümüzde askerliğin kısalması durumunda 100 bin’e yakın askerin terhis olması sayesinde bütçede kalacak olan fazla ödenek sağlık, eğitim ve ulaşım gibi değişik alanlarda değerlendirilmesi söz konusu olacaktır.
Sözlerimi burada bitirirken, geçmiş bayramınızı tekrar kutluyor, hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.


2012 yılında sanayi kapasite raporu istatistiki bilgileri aşağıdaki linklerde bilgilerinize sunulmuştur.

Türkiye İstatistik Kurumu Resmi İstatistik sayfasına erişmek için tıklayınız

31 Ağustos 2013 Cumartesi / İstanbul Dünya Ticaret Merkezi